Gelecek, hayat, teknoloji ve müzik üzerine notlarım ve düşüncelerim.

Uzun zaman oldu ekran başında bizi izleyen bir avuç seyirci ile buluşmayalı, birşeyler yazma ihtiyacı duymayalı. Dünya, ben bu işi bıraktıktan sonra o kadar hızlı değişti ki ve o kadar çok konu birikti ki, iki dakika durup düşünüp bunun hakkında da oturup yazayım diyip diyip kenarda notlar olarak kaldı.

Bu koronavirüs denilen hadise olmasaydı muhtemelen böyle bir işe kalkışmazdım yeniden. Böyle uzun uzun hayaller, fikirler etrafında dolaşıp, çöp tenekesine fırlatmak normalleşti yaş ilerledikçe. Madem dünya böyle bir kaosa gidecek, deneyimleri paylaşmak, en azından akılda kalıcı, yararlı notlar bırakmak hem kendime, hem de bu yazıları okuyanlara fayda sağlasın diye umalım.

Bizi bekleyen nasıl bir gelecek var bundan sonra?

Öncelikle, bir çok şeyin değişeceği aşikar. Kapital odaklı tüm fikirler, tüm korkular, bilimden uzak tüm oluşumların içinin boş olduğunu farkediverdik bu kriz sonrasında. Çalışma hayatı dediğimiz, hayatlarımızı devam ettirme aracı da eskisi gibi olmayacak o kesin. Bu süreçte ekonomisi iyi olan, daha avam tabir ile parası olan devletler, kurumlar yaşayacak, yaşatabilecek. Koronavirüs vakalarından korunmayı bilenlerle elbette.

Tabi eklemekte yarar var eğer ki koronavirüs vaka sayısı tahmin edilen gibi olursa, önce panik, endişe, ama iş başa gelmeyene kadar öğrenmeme, sonrasında ölüm gibi çok zorlu imtihanla sınandıktan sonra aklı başına gelme, sonra ekonomik darboğaz, işsizlik, geçinme dertleri gibi gerçek korku ve kaygılar devreye girecek.

O kaygıların devreye girdiği gün, umarım benim düşündüğüm gibi gerçek değerler, soyutlarına göre çok daha baskın çıkar ve manevi olarak çöküntüye uğramış kişiliklerimiz, daha paylaşımcı, daha doğadan yana tavır alırlar. İnsanlığı 1 hafta dışarıya çıkarmayınca, doğanın nasıl güzelleştiğini, oksijen oranlarının nasıl normalleştiğini hepimiz farkedebilmişizdir.

Bu konuda Serdar Kuzuloğlu'nun iyi birkaç yazısı var tavsiye ederim. Okumanızı tavsiye ederim.

#CoronaVirus hakkında birkaç faydalı bilgi - M. Serdar Kuzuloğlu
2020 yılına damgasını vuran CoronaVirus hastalığına yönelik derlediklerim. Nedir, nereden çıkmıştır, neye yol açar ve birkaç şey daha.

Bizi bekleyen nasıl bir gelecek var sorusuna cevap olarak, alttakileri sıralayabilirim.

  • Ekranlardan kaçamıyoruz doğal olarak. Aksine dafa fazla dijtalleşiyoruz. Kazancını, işini dijitale bir şekilde ulaştıran kişi ya da kurumlar yaşayacak.
  • Daha fazla otomasyon, daha fazla insansız işletmeler. Ör: Nusret'in drone ile siparişe başlaması.
  • İnsansız arabalar, insansız taşımacılık, robotik bir yaşam deneyiminden kaçamayız diye düşünüyorum.
  • E-ticaret vb. kuruluşların geleceği lojistik desteğe bağlı, bu konuda hem yerel hem de uluslarası işletmeler, hızlıca bu kaosa karşı sağlıklı çözümler bulur diye düşünüyorum.
  • Bireysel olarak hazıra alışmıştık, yine daha fazla bireysel olarak daha fazla öğrenmemiz gereken bir süreç yaşayacağımız aşikar.
  • Sağlık hususunun önemini daha fazla kavrayan bireyler yetişecek ister istemez. Bunca iç içe geçmiş bir dünyada bir hastalık bu kadar kolay yayılıyorsa, ki bu kaçınılmaz, bundan sonra daha dikkatli bireyler olarak yaşamaya gayret edeceğiz.
  • Büyük devletlerin kurumları, dayanıklı kurumlar yaşayacak, daha fazla büyüyecek, daha fazla ülkeye hizmet götürecek. Yerel işletmelerin birçoğu bu darboğazda kapanacak, iflas edecek, işçi çıkaracak vb. Dünyada güçlü devlet sayısı azalacak.

Bazı öngörüleri elbette deneyimlemeden bilemeyiz, devletlerin bu konuda nasıl davranacağı, şeffaf olup olmayacakları merak konusu. İtalya koronavirüs vakaları bu açıdan çok kritik bir önem arz ediyor. Nasıl kontrol altına alınacak, yaptıkları hatalardan nasıl ders çıkaracaklar, Türkiye için de önemle izlenmesi gereken bir ülke konumunda İtalya. Şu ana kadar izlediğimiz içerikler, çok da bizim kültürümüzden farklı olmadıklarına işaret ediyor.

Dünyadaki koronavirüs vakaları dağılım grafiği ise şu an itibari ile bu şekilde.

22.03.2020 Saat 12:35 itibariyle Corona Virüs vakaları ülke dağılım grafiği.

Koronavirüs testi hususu bu süreçte en kritik konulardan birisi olarak gözüküyor. Kapasitesini yüksek tutan, en hızlı kontrolü sağlayacak ve doğru verilere daha kısada ulaşıp, verilerle, bilimsel gerçeklerle daha kolay kontrol altına alacak diye düşünüyorum. Aksi takdirde, milyonlar ile doğru iletişimi birlik beraberlik mesajları ile avutmak, değiştirmek çok zor.

İtalya'da bir belediye başkanının bu konudaki haklı sitemi;

Özgür Demirtaş on Twitter
“Türkiye için birebir geçerli: https://t.co/WdaUTtmyZX”

Son olarak bu hususta Larry Brilliant'ın bir sonraki pandemiği nasıl engelleriz başlığı altında yaptığı konuşma da bugün ve sonraki günler için bir ipucu vermekte. İzlenmesini gerçekten öneririm.

Larry Brilliant: TED Prize wish: Help stop the next pandemic
http://www.ted.com Accepting the 2006 TED Prize, Dr. Larry Brilliant talks about how smallpox was eradicated from the planet, and calls for a new global syst...

Umutsuz muyuz?

Asla.

Bir çok manevi çöküntü yaşanacak diye düşünüyorum. Cuma namazlarının iptal edilmesi gibi herkes bu süreçte bilim adamlarının daha çok hayat kurtarmasını bekleyecek. Umarım olmaz ama, ölüm sayıları arttıkça gücünü halktan almayan, yaşadığı topluma liderlik etmeyen ve toplum faydasına çalışmayan birçok politikacı inanılırlığını kaybedecek. Bu zaten en umutlu şey bu süreçte bizi bekleyen. Yeniden inşa etmeyi bilen, beceren, üretmeyi bir kültür olarak edinmiş, toplumlar ve topluluklar yeniden ve eskisinden daha iyi bir yaşam kuracaklar. Gücünü devletin imkanlarından alan, her hamlesinde rant peşinde kararlar alan politikacılar ise toplum desteğini doğal yollarla kaybedecek. Bu da yine umut verici yanı olacak bu yaşadığımız travmatik süreçlerin.

Müziğin, sanatın, yaratmanın gücü daha fazla olacak. Bir çok sanatçı instagram hesaplarından canlı konser vermeye başladılar bile. Bu harika birşey.

Nasıl bir iş hayatı bizi bekliyor?

Bu konuya bu zamanda uzun uzun eğileceğim, şu an çok erken ama işini dijitalde kuran kişi ya da kurumların bu süreci sabırla izlemesi, sabretmesi gerekiyor. Uzaktan çalışmanın herkesin kafasına kazınacağı aşikar. Bu konuda kültürün oluşması zaman alacak. Kendi iş disiplini olan, yönetilmeyi beklemeyen, etik değerleri olan insanlar kolayca bu süreci ekonomik olarak atlatabilecek. Üretmeye devam edecek. Verilerle hareket eden, sonuçları iyi ölçebilen, çalışanlarına güvenebilen kurumlar, eminim yeni fırsatları değerlendirip, gemisini ayakta tutacaktır.

Her dijital iş ayakta kalabilecek mi?

Bence hayır. İşini hayatımın değişimi ile uyumlu hale getirenler ayakta kalacak. Geleneksel işleri dijitalleştirenleri bence biraz daha zor günler bekliyor.

Bu hususta bir ön giriş olarak Jason Fried'ın Why work doesn't happen at work adlı TED konuşmasını öneririm.

Why work doesn’t happen at work | Jason Fried
http://www.ted.com Jason Fried has a radical theory of working: that the office isn’t a good place to do it. At TEDxMidwest he lays out the main problems (ca...

Yazımı Ahmet Hakan gibi bitireyim falan...

Kimler sayesinde yaşayacağız?

  • Politikacıları değil, din adamlarını değil, bilim insanlarının tavsiyelerini dinleyen insanlar
  • Kendine değer veren, yaşama değer veren, doğaya değer veren insanlar
  • Bencil davranmayan, kendinden başka yaşayan canlılara karşı hassasiyeti olan insanlar
  • Gerçek ve doğru bilgiye ulaşmayı kültür edinmiş insanlar
  • Manipule edilemeyen gerçek bilim adamları
  • İşine sahip çıkan, mesleğini kutsal sayan doktorlar
  • Çalışanları ile zor günleri beraber geçirebilen şirketler ve patronlar